Nicolas Cage etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Nicolas Cage etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mayıs 2010 Cuma

Kick-Ass (2010) #2

Robert De Niro'lu Stardust filminin yönetmenin Matthew Vaughn'ın 2. filmi. Senaryoda da parmağı var.

Süper bir yapım, manyak bir fikir. Süper Kahraman çizgi roman serileriyle maytap geçen ve aynı zamanda da aksiyon sahnelerindeki başarısıyla dikkatimi çekti. Gayet de başarılı buldum. Bir kere oyuncu kadrosu harikaydı. Başroldeki Aaron Johnson'un geçer performansının yanında 13 yaşındaki Chloe Moretz süper başarılıydı. Nicolas Cage zaten her zaman sevdiğim ve saygı duyduğum bir adamdır. Başka tarafta Mark Strong da keyif verdi. Müzikler harikaydı. Hele o western müzik süpersonikti. Her şey çok güzeldi ya işte. İyi ki arkadaşım Iron Man'in ilk filmini izlememiş de, 2.'sine girmedik. :). O da başka bir güne...

Zaten bu saatte de daha fazla karalayamıyorum.

10 Mart 2010 Çarşamba

Kick-Ass (2010)


Matthew Vaughn'in yönettiği/yöneteceği, Mark Millar adlı bir çizerin çizgi-roman kitabından uyarlanmış ve müthiş bir poster ile ilk çıkışını yapmış olan film. Kadroda Nicolas Cage de görünüyor ama sanıyorum ki kısa bir rol ile şöyle bir salvo yapacak. Filmin sloganı, kendisini merak etmem için yetti de arttı bile;
I can't fly. But I can kick your ass.

4 Şubat 2010 Perşembe

Ghost Rider (2007)

Mark Steven Johnson'un yazdığı, yönettiği ve her şeyini yaptığı çizgi-romandan bozma film. Başrolünde Nicolas Cage var. Eva Mendes de mevcut. Tipik süper kahraman filmi işte. Hafta sonu krize girdiğim bi' anda, minik kardeşimle izledim. Pek de keyifliydi. Bu arada 2011'de Ghost Rider 2'de gelebilirmiş. Bilginize...

16 Ocak 2010 Cumartesi

Face/Off (1997)

John Woo diye bi' "Made in China" yönetmenin filmi. Başrollerinde meşhur John Travolta, yine meşhur ve Francis Ford Coppola'nın yeğeni Nicolas Cage var. Onlara yardımcı olarak da Joan Allen ve Stanley Kubrick'in Lolita'sının yeni jenerasyon temsilcisi Dominique Swain var.

İşte bi' suç filmi. Konuşturulamayan suçlu ve O'nu konuşturabilmek için çırpınan polis departmanının aklına gelen uçarı bi' çözüm. Ele geçirilmiş suçlunun yüzü ve sesi, polis memurununkisiyle değiştiştirilir fakat olaylar hiç de hesaplandığı gibi ilerlemez. Benim bu filmi izlerken en çok hoşuma giden şey, Casting olayı oldu. Düşünün ki filmin yapımcıları senaryoyu John Travolta ve Nicolas Cage'in ellerine verirler ve iki aktörün de hem iyi hem de kötü adamı dönüşmeli oynayacakları görülür. Belki daha eski örnekleri de vardır ama sonuçta yeni dönem için farklı bi' iş... Bence geri çevirememişlerdir...
"İzlemeseniz de olur." derim ve o kadar emeğe ayıp olur. O zaman, "Swain ziyafeti çekin." derim, olayı toparlarım.













23 Temmuz 2009 Perşembe

Knowing (2009)

İlk duyurulduğundan beri aklımdaydı. Bugüne nasip oldu işte. Hafif apokaliptik, bu kıyamet senaryolu filmi beğenmemem şaşırılacak şey olurdu heralde. Nicolas Cage'in iyi bi' aktör olduğunu bilmeme rağmen, O'nu ve oynadığı filmleri inceleme gereği duymayışıma da şaşırmışımdır hep. Yönetmeni Alex Proyas. Will Smith ile I, Robot filminden hatırlayabilirsiniz. Kendisi Michael Bay ve David Fincher'in velihatı olarak görülüyormuş. Bunu kabullenerler, çok beklerler. Tamam, fena iş çıkartmamış ama tam da "Olmuş be ağabey." diyemiyorum. Neyse, oyunculuğa gelelim ve orada biraz durmak istiyorum. Nicolas Cage'in performansına bi' laf söyleyerek herhangi bi' ukela tavır takınmak istemiyorum. Yardımcı bayanda, Diana adlı bayanı canlandıran Rose Byrne çok tırttı. Çok fena midemi bulandırdı. Diğer iki çocuk oyuncu da, iki çocuk oyuncu için gayet yeterliydiler. Chandler Canterbury'dan ziyade Lara Robinson çok iyiydi. Şimdilik herhangi yeni bi' sinema projesi gözükmüyor. Olsun, bekleriz. Ayrıca değinmek istediğim konu filmin iyi senaryosuydu. Belli ki üzerinde bayağı uğraş harcanmış, iyi bi' kurgu yapılmış ve ortaya konulmuş. İşin teknik kısmından anlamam ama diğer filmler ile karşılaştırdığımda vasat diyebileceğim animasyon teknikleriyle süslenmiş bi' senaryo. Gerçi bu benim gibi daha fazla kompozisyonun yapısına önem veren bi' insan için hiç önemli değil ama siz sevgili okuyucuları da bilgilendirmek lazım.

İzleyin, bi' şey kaybetmezsiniz. Ayrıca çok baştan savma bi' yazı oldu ama çok yorgunum. Artık kusuruma bakmazsınız. :).














7 Ocak 2009 Çarşamba

Nicolas Cage

O artık bi' 45'lik.

Yeni yaşındabi' çok projede yer alacak. Şimdi, gecenin bu vaktinde hepsini teker teker yazmayacağım fakat herbir projesini merak içinde bekleyeceğim. İyi ki doğdun be Nicky...

Francis Ford Coppola

7 Nisan 1939, Detroit doğumlu sinema yönetmeni. Mario Puzo'nun The Godfather romanını hayata geçiren adam. Romanı, Mario Puzo ile birlikte, senaryolaştırdı ve de yönetti. Yani bi' çok insanı Corleone Ailesi ile tanıştırdı. Gerçekten de borçlu hissettiğim insanlardan biri kendisi.

Ayrıca baktığımız zaman, Coppola'nın kariyeri The Godfather'dan ibaret değil. IMDB'ye göre 69 filmin yapımcılığında, 32 tanesinin yönetmenliğinde ve 25 tanesinin de senaryosunda parmağı var. Hayatını sinemaya adayanlardan yani. Bi' de tam anlamıyla alemden. Şimdi sizlere -yine ve yeniden- Hakkında IMDB kaynaklı bi' kaç gereksiz bilgi aktarmak istiyorum;

* Talia Shire'nin ağabeyi.
* 12 Farklı Oskarlı aktörün filmini yönetti. (Geraldine Page, Marlon Brando, Al Pacino, James Caan, Robert Duvall, Robert De Niro, Michael V. Gazzo, Lee Strasberg, Talia Shire, Kathleen Turner, Andy Garcia ve Martin Landau)
* San Fransisco'da, Rubicon adlı restorantın Robert De Niro ile birlikte ortağı.
* Nicolas Cage'in amcası.

21 Aralık 2008 Pazar

Matchstick Men (2003)

Siz Türkler nasıl diyor; "Bir Ridley Scott filmi."

Hakikatten de öyle, Bir Ridley Scott filmi. Senaryo Eric Garcia adlı bi' adamın kitabından alıntı. Müthiş bi' kurgu, müthiş oyunculuk. Harika bi' film. Özellikle Nicholas Cage ve Alison Lohman'ın performanslarına dikkat edilmeli. Hadi Nicolas Cage'i geçtim, bari Alison Lohman'ın Angela karakteri için izleyin, muazzam bi' şey...

Çoğu zaman yaptığım gibi, filmden en çok hoşuma giden ve/veya aklımda kalan sahneyi kareledim. Sunuyorum;


Bi' de son olarak, bi' diyalog yazayım, tam fit olalım;

Angela: She said you were a bad guy. You don't seem like a bad guy.
Roy: That's what makes me good at it.