Mark Strong etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mark Strong etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Eylül 2010 Cuma

Robin Hood (2010)

Yıllar öncesi çizgi filmlerinden tutun da, çizgi romanlarına ve kitaplarına kadar herbir eserini okuduğum hikayenin filmini sonunda izleme fırsatı buldum. Hoş bundan önce de birçok Robin Hood filmi ve dizisi yayınlandı(Şöyle bir liste bile var.). Fakat bu kadar iddialısı ilk defa yayınlandı. (Hayır Kevin Costner'ın başrolünü oynadığı ve Mel Brooks'un yönettiği filmleri küçümsemiyorum. Ufak bir inceleme yaparsanız ne demek istediğimi anlayacaksınız.)

Ridley Scott'un yönettiği ve her zamanki gibi başrolü Russell Crowe'a verdiği, O'nun yanında da Cate Blanchett'in muhteşem performansını izleyebileceğimiz filmde Mark Strong gibi çok başarılı bir başka oyuncuya da tanıklık etme fırsatı bulabilirsiniz. Müzikleriyle, kadrosuyla ve yönetmenin performansıyla beğenmemenin imkansız olduğu bu filmin hikayesi çok hoşuma gitmedi açıkcası.

Bilemiyorum. Belki de herkesin aşina olduğu hikayenin aynısını vermeyerek seyircinin sıkılmasını engellemeye çalışmaktı sebep ama bu yeni hikaye Robin Hood ruhuna ters geldi biraz. Sonuçta Robin Hood hikayesinde bir intikam teması vardır. Bunda bunu hissedemedim. Bununla birlikte filmi izlerken aklıma ister istemez 2000 yılında yine Ridley Scott'un çektiği ve başrolünde Russell Crowe'un oynadığı Gladiator filmi geldi. Kendi kendime "Keşke bu film 10 sene önce çekilseydi de Gladiator bu sene çıkmış olsaydı." dedim. Zira eğer öyle bir şey olsaydı Crowe'un yaşı hikayelerle daha iyi örtüşürdü.

Bunlardan başka aklıma gelen şeylerden biri meşhur Aslan Yürekli Kral Richard'ı canlandıran Danny Huston'un performansı ve Léa Seydoux'un akıl almaz güzelliği. O'nun fotoğraflarını da altta göreceksiniz zaten.

Bu arada nasıl gidiyor filmler felan? :)










14 Mayıs 2010 Cuma

Kick-Ass (2010) #2

Robert De Niro'lu Stardust filminin yönetmenin Matthew Vaughn'ın 2. filmi. Senaryoda da parmağı var.

Süper bir yapım, manyak bir fikir. Süper Kahraman çizgi roman serileriyle maytap geçen ve aynı zamanda da aksiyon sahnelerindeki başarısıyla dikkatimi çekti. Gayet de başarılı buldum. Bir kere oyuncu kadrosu harikaydı. Başroldeki Aaron Johnson'un geçer performansının yanında 13 yaşındaki Chloe Moretz süper başarılıydı. Nicolas Cage zaten her zaman sevdiğim ve saygı duyduğum bir adamdır. Başka tarafta Mark Strong da keyif verdi. Müzikler harikaydı. Hele o western müzik süpersonikti. Her şey çok güzeldi ya işte. İyi ki arkadaşım Iron Man'in ilk filmini izlememiş de, 2.'sine girmedik. :). O da başka bir güne...

Zaten bu saatte de daha fazla karalayamıyorum.

22 Mart 2010 Pazartesi

Sherlock Holmes (2009) #2

Aslında "Bir Guy Ritchie filmi..." desek, yeter sanırım.

Uzun süredir bekliyorduk. Guy Ritchie'nin iyi yanı en azından Quentin Tarantino kadar bekletmemesi. Misal 5 sene sonrasına gün vermemesi felan.Ortalama 1 ile 1,5 sene arasında 1 film patlatıp aklımızı başımızdan alan Guy Ritchie'nin son filmi de bu işte. Sir Arthur Conan Doyle adlı bir adamın yarattığı bir karakterin filmi. Onlarca kitabını görmüşlüğüm var fakat okumuşluğum yok. Hatta müzesi felan bile varmış. Biz de Vikipedi çocuğuyuz ya zaten. :O).

Neyse işte, böyle süper ünlü ve onlarca mevzuya konu olacak bir karakterin filmini çekecekseniz, büyük risk altındasınız demektir. Kolay değil. Zaten romanlardan uyarlanan filmler genelde pek tatmin etmez fakat bu seferki sanıyorum yeterli oldu. Bilindik Guy Ritchie kurgusal imzası niteliği taşıyan, flashback tarzı hareketleri olsun, kostüm ve dekordaki fantastik düzeydeki kalite olsun, Londra tasviri olsun, alışılmışın dışındaki eğlence dolu dövüş sahneleri olsun hep artı yönlerdi. Ayrıca bu kalitenin yanına bir de müthiş oyuncu kadrosu eklenince, tam tadından yenmez olmuş. Her ne kadar diğer Guy Ritchie filmlerindeki akışkanlık yakalanamamış da olsa, bunun bir dedektif filmi olduğunu unutmamak lazım.

Kadronun tepesindeki üç kişi şöyle; Robert Downey Jr, Jude Law ve Rachel McAdams... Robert Downey Jr'ı son zamanlardaki popülaritesi ve başarısından dolayı anlatmama gerek yok diye düşünüyorum. Jude Law zaten bilindik Jude Law. McAdams'ın iyi oyunculuğunun yanında, üstlendiği karakter de çok hoşumuza gitti. Bu role O güzel gitmiş. Bunların haricinde Mark Strong'a da Lord Blackwood ismi oturmuş. Robert Maillet de şaşırtıcı derecede iyi rol yapıyor. Normalde o tip adamlar sırf farklı görünüşlerinin sayesinde böyle yapımlarda yer bulurlar ama bu kez şaşırdım doğrusu. Guy Ritchie de zaten bu işte her zaman iyidir. Casting ayarını iyi verir.

Konusuna fazla girmeyelim. İşte hiçbir şekilde mesaj vermeyen yine kaliteli bir Guy Ritchie filmi. Nedense o soğuk İngiliz espirileri bile hoşuma gitti. Sizin de gidecek...

Güzel bir haber ile noktalayayım. IMDb ağabeyime göre Guy Ritchie 2011'de bir Sherlock Holmes hikayesiyle daha gelecek. 2010'da çıkaracağı Gamekeeper filminden sonra olacak sanırım. :). Heyecan ile bekliyoruz.