Şu filmi ilk çıktığı an izlemek istiyorum. Çok enteresan bir film olacakmış gibi geliyor bana ama yine de emin konuşmayalım. :).
Darren Aronofsky etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Darren Aronofsky etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
28 Ekim 2010 Perşembe
Black Swan (2010) #2
Şu filmi ilk çıktığı an izlemek istiyorum. Çok enteresan bir film olacakmış gibi geliyor bana ama yine de emin konuşmayalım. :).
18 Eylül 2010 Cumartesi
Black Swan (2010)
Sessiz sedasız bir film geldi ve sanırım ortalığı biraz sallayacak gibi duruyor. Gerçi ne kadar sessiz sedasız geldi, acaba sessiz sedasız gelmedi de benim yokluğum sürecinde, bana gözükmeksizin mi yerini aldı bilmiyorum ama sonuç olarak Darren Aronofsky gibi bir yönetmenin Natalie Portman, Mila Kunis, Vincent Cassel ve Winona Ryder gibi saygıdeğer oyuncularla çalıştığı bir yapımı kaçırmak pek akıl işi olmaz sanırım. Hikayede Amerika'da best-seller bir kitaptan uyarlanmış. Hele bir fırsat yakalayalım, izleyeceğiz. Bu arada poster enfes bence.
31 Ocak 2009 Cumartesi
The Wrestler (2008) #3
Sonunda izledim. Gerçi biraz tuhaf oldu. İlk 1 saatini dün akşam, geri kalanını az önce izledim. Önce filmde çok gıcık olduğum iki noktayı dile getireyim; Birincisi, şu Ayetullah ile olan maçı esnası, seyircilerin "USA, USA, USA..." şeklinde tempo tutması. Holywood'un aşamadığı nokta bu işte... İlla bi' propaganda hareketi. Yani insanın aklına "Altın Küreyi bunlara özellikle mi veriyorlar?" sorusu gelmiyor değil. Hayır, tam "Müthiş bi' film ya..." şeklindeki düşünce bulutu beynimde konumlanırken, o sahneye rastladım. Moralim bozuldu resmen, ne saçmaydı ya... İkincisi ise, çok basit. Şu "UNDERDOG" tadındaki dövüşcü olayını "ROCKY" serisinden hatırlamam. "Çok güçlü ama duygusal bi' yandan da..." tadında bi' çerez hissiyatı...Nihayet dırdırım bittikten sonra, çok hoşuma giden bi' kaç şey var, onları da dile getireyim hemen;
- Oyunculuk; Harbiden enfes. Yani son zamanlarda bu kadar gerçeklik hissettiren bi' film izlememiştim. Özellikle başrol oyuncuları -Sin City filmindeki Marv adlı karakteri canlandıran-Mickey Rourke ve Marisa Tomei'nin performansları harika. Mickey öyle bi' oynamış ki rolünü, zaman zaman kendimi adamın yerine koymaktan alıkoyamadım. O'nun bu oyunculuğunu Altın Küre - En iyi erkek dram oyuncusu ödülü ile süslemesi de çok tatlı oldu.
- Kostüm olayı; O da iyiydi. Özellikle Strip Club'daki kostümler çok iyi seçilmiş, :P. Şaka bi' yana, filmdeki gerçeklik oranının bu kadar yüksek olmasının bi' sebebi de kostüm seçimleri olsa gerek.
- Filmin son sahnesi. İzleyiciye bırakılmış. Bu olaya hastayım zaten. Fakat bu şekildeki bitişin amacı, "Ne olur ne olmaz, belki film tutarsa ikincisini çekeriz?" tadında olmaktan ziyade izleyiciye "Acaba kızıyla barışacak mı?", "Manitayı bağlayabilecek mi?", "Yoksa ölecek mi?" sorularını sormayı güdüyor.
Not2: Mickey Rourke'nin tırnaklar çok acayip...
Karelerimi de paylaşayım da kapatayım;
30 Aralık 2008 Salı
The Wrestler (2008) #2
28 Aralık 2008 Pazar
The Wrestler (2008)
Altın Küreye 3 dalda aday gösterilen film, sinema sever arkadaşlar tarafından da tutulmuş olacak ki, IMDB ağabey'imin Top 250 listesine de tıpkı, The Curious Case of Benjamin Button filmi gibi, hızlı bi' giriş yaparak bi' anda 141. sıraya çıktı. Başrolü, yani dövüşcü rolünü, Mickey Rourke adında bi' ağabey oynuyor. Muhtemelen hakikatten de dövüşcüdür. Araştırmak lazım. Fragmanından da anlaşılıyor, belli ki duygusal bi' film. Ben bu "Kaba dövüşcünün duygusal yanı" hikayesini Rock serisinden hatırlıyorum ama "hayırlısı" diyelim. Düşmesini bekliyorum. Fragman;
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
