Vincent D'Onofrio etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Vincent D'Onofrio etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Mayıs 2010 Çarşamba

The Salton Sea (2002)

Uyuşturucu temalı suç filmi. Övülecek tek yanı, sadece ama sadece diğer uyuşturucu temalı suç filmlerine benzer bir yanının olmaması. Fakat yanlış anlaşılmasın, "İyi film." demek imkansız. Senaryosu olsun, akışı olsun pek bir özelliği yok. Sadece farklı. Zaten bu tarzda çok farklı senaryolar beklemek de haksızlık biraz oluyor gibi geliyor bana. Sonuçta senaristlerin bu dünyaların içinde olmamaları olağan karşılanabilecek bir şey. Evet, bir senarist onlarca farklı aşk hikayesi yazabilir, çünkü o senarist onlarca farklı insana aşık olmuş olabilir. Ya da ne bileyim, yine onlarca korku filmi yapılabilir, çünkü o senaristler onlarca kötü rüya görmüş olabilirler fakat bu tarz hikayeler, insanları rüyalarında bile çok zor bulurlar. Haksız mıyım sizce? :)

Senaryosunu Tony Gayton. Yönetmeni ise D.J. Caruso... Hani şu Al Pacino'nın yıllanmış halinde bulunduğu Two for the Money filminin yönetmeni. Başrolünde Val Kilmer var. Severek takip ettiğimiz bir adam. Klasik "Underratted" muhabbeti işte. Hoş; Heat, Felon, True Romance, Kiss Kiss Bang Bang, Tombstone filmleriyle nasıl "Underratted" olunur, bu kötü bir ayrıntı. Biz bu ayrıntıdan haberdar olalım da, anlamamazlıktan gelelim. Val Kilmer'den başka Vincent D'Onofrio var. Büyük filmlerdeki yancı rollerin ve kısa filmlerin adamı. Müthiş bir oyuncu dikkat kesilmenizi öneririm. Ayrıca bu filmde Robert Rodrugiuez'in Macheta'sında başrolde göreceğimiz Danny Trejo'yu mini-minicik bir rolde izlemek çok iyiydi. Hele hele Porto Riko'lu Luis Guzmán'ı Meksikalı rolünde izlemek ve canlandırdığı karakterin son noktayı koymasına şahit olmak da süperdi.

Son olarak da; Bir filme bu kadar kötü bir isim seçilmez...








18 Ağustos 2009 Salı

Men in Black (1997)

Minik dostum ve kardeşim Kerim ile yıllar sonra tekrar izledim. Daha önce kardeşimin bi' Will Smith hayranı olduğundan bahsettim mi, hatırlamıyorum. Fakat son günlerde kendisinin doğrultusunda film seçimleri yaptığım için, sinema hakkındaki düşüncelerimin hafiften de olsa boyut değiştirdiğini hissetmeye başladım. Yani eğer kendisi istemeseydi, 40 yıl sonra bile böyle bi' bilim-kurgu filmi izlemeyecektim. :).

Film bi' Marvel çizgi-romanı uyarlaması. Ed Solomon senaryolaştırmış. Barry Sonnenfeld de filmleştirmiş.

Her ne kadar bana uzak da olsa, bilim-kurgu filmlerinden hoşlanmasam da, bu filmin ben de garip bi' toleransı var. Will Smith'den midir, yoksa o efsanevi parça Nod Ya Head'den midir bilmiyorum ama aklımda kalmış. Bugün tekrar izledim de, "aslında şu "Acaba ne izlesem?" sıkıntısı çektiğim şu günlerde komedi unsurları da barındıran bilim-kurgu tarzına doğru biraz meyil mi etsem?" diye düşündüm. Gerçekten de enfes bi' yapım. Zaten Spielberg'in bulaştığı hiçbir iş vasat olmuyor. Ya gişede, ya sinemacılık anlamında kesinlikle ama kesinlikle bi' noktaya varıyor.

Bu film de öyle. 1997 yılında izleyiciyle buluşmuş olmasını göz önünde bulundurduğunuz zaman, çok etkileyici görüntü ve ses efektleri kullanılmış. Oyunculuk desen harika. Çok fazla güldüm. Hem de çok fazla ihtiyacım olduğu şu günlerde, 1997 yılına güldüm. 1997 yılının uzay ve uzaylı tanımlamalarına güldüm. Uzayda "Böcekler" diye bi' ırk olmasına güldüm. Vincent D'Onofrio o harikulade oyunculuğuna güldüm. Başroldeki Tommy Lee Jones'un enfes oyunculuğuna mest oldum. Will Smith'in gençliğindeki çaylak sinema oyuncusu profiline şaştım kaldım. Son yıllardaki Will Smith ile kıyaslıyorum da, aradaki fark dağlar kadar. İşte o arada beliren farka şaştım. Ayrıca son olarak da değinmek istediğim ve kardeşimle izlediğim için çok fazla fotoğrafını yakalayamadığım o güzel kadını buradan anmak lazım sanki; Linda Fiorentino!

Neyse, yine de çaktırmadan yakaladım bi' şeyler;