Stephen Fry etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Stephen Fry etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Mayıs 2010 Pazar

Alice in Wonderland (2010)


The Mad Hatter: Yes, yes but you would have to be half-mad to dream me up.
Masal sevmek için kaç yaşına ermemiş olmak gerek? Bence çok yaşına...

İyilik ve kötülük kavramlarını simgeleyen iki taraf. Psikolojik sorunları olan bir genç kız. Deli, ruh hastası ve sübyancı bir şapkacı. Çılgın ve kötü bir kraliçe. İyi ve kibarlıktan ölmek üzere olan bir kraliçe daha. Her zaman güçlünün yanında olan tek gözü kör bir adam. Zavallı, sömürülen ama buna karşı gelemeyeceği alenen ortada olan halkın temsili şişko ikizler. Kafası güzel, sürekli uçan bir kedi. Aristokrat, savaşlara start veren bir tavşan ve bilge, kapitalist ve dünyanın dönüşüne yön veren bir mavi tırtıl.

***

Çocukluğumuzun en önemli hatıralarından biri olan Alice in Wonderland/Alice Harikalar Diyarında adlı eserin Tim Burton yorumunu uzun süredir bekliyordum. Fakat nedense, bilmiyorum; Film elime geçeli epey uzun bir süre olmuş olmasına rağmen, kendimi zorla motive ederek bugün izleme şansına eriştim. Evet, gerçekten şanstı bu bir şanstı benim için.

Belki kitabı okuyalı uzun zaman olduğu için de şanslıydım çünkü filmin sonunu bilmiyordum. Filmi izlerken yaşadığım minik anımsalar da bana büyük keyif verdi. Tim Burton dev bir adam. O'nun performansından bahsetmeye gerek yok. Bunu bir kere daha görmüş oldum. Tek üzüldüğüm nokta, filmi istediği gibi yapamamış olmasını hissetmemdi ama bunu anlayabilirim. Sonuçta Walt Disney ile çalışıyorsun ve yaptığın şu film o lanet olasıca çocuklara da hitap etmeli. Bence O'na kalsa bu film +18 damgası bile yerdi. Çok ciddiyim. Johnny Depp ve Helena Bonham Carter'ı bir kere daha izleme fırsatı bulduğum için de mutluyum. Özellikle Johnny Depp'in ekstra performansı, mimiklerini kullanışı çok etkileyiciydi. Filmin sonunda sergilediği müthiş dansa da laf yok zaten. :). Son olarak da Cheshire Cat'i seslendiren Stephan Fry ile Blue Caterpillar'ı seslendiren Allen Rickman da çok büyük keyif verdiler. Özellikle tırtılın karizmasına hayran kaldım. :).

Alice'e ait 6 imkansız şeyi de selamlıyorum.


















25 Mart 2009 Çarşamba

V for Vendetta (2005)

Bu filmi Léon (1994) filmini izledikten sonra, Natalia Portman'ın aklıma gelmesiyle izlemeye karar vermiştim. İşte bilindik şeyler. Léon adlı filmi izledim. Natalia'nın performansından çok etkilendim ve O'nu bir başka filmde daha görmeyi arzu ettim. İyi etmişim. Böyle güzel filmleri geç keşfetmek iyi oluyor. Filmsizlik, tercihsizlik çektiğiniz noktalarda ilaç gibi geliyor.

Senaryosunu Matrix serisinin yazarları Wachowski kardeşler yazmış. Yani buraya gelmesi gereken deyim "Aman Allah'ım!" olsa gerek. Böyle bi' senaryo yazmak için gereken zeka ve hayalgücünün ne raddede olması gerektiğini bile kestiremiyorum. Yönetmen ise Nicole Kidman'ın başrolünü oynadığı The Invasion adlı filmden hatırladığımız ve bu sene Ninja Assasin adlı filmi gösterime girmek üzere olan James McTeigue. Açık söyleyeyim, sırf bu iki filmi, 3.'sünü izlemem için mükemmel birer referans oldular bile. Bundan sonra bu adamın peşini kolay kolay bırakmam.

Sanırım oyunculuğa ayrı bi' parentez açmak lazım. Natalia Portman dışında adını sanını duymadığım bu insanların, böyle zor ve insani yaşam standartlarının dışarısında, tamamen ütopik bi' hikayenin parçaları olabilmeleri beni çok etkiledi. Bu özellik, filmin başarısının da çok önemli birkaç sebebinden biri olsa gerek ki bu film sadece 1 başrol ve 1 yardımcı oyuncunun üzerinde dönen bi' film değil. Yaklaşık 5-6 karakterin, yaşadıkları duygusal travmaların hepsini seyirciye sunan ve seyircinin de buna konsantre olup, biraz da olsa kafa yormasını isteyen bi' iş. Enfes bi' şey.

Konusuna girmeyeceğim. İçerisinden 3-4 tane daha hikaye çıkarabileceğiniz, süper bi' hikaye diyebilirim. Toplum, din, ahlak, birey, suç, halkçılık, devletçilik ve bunlar gibi birçok kavrama ustaca göndermeler yapmasının beni olumlu yönde çok fazla etkilediğinden bahsedebilirim. Diyalogları mükemmel diyebilirim(*<---Buraya tıklarsanız, diyaloglara ulaşırsınız)."Anlatmak ile olmayacağı açık." diyebilirim. Siz izleyin, izlemeden önce de, filmin Altyazı dosyası aracılığı ile elime geçmiş bi' notu buradan aktarayım.
Merhabalar,

Çevirideki bazı yerlerin daha iyi anlaşılması için bu yola başvurdum.
Filmin içinde birçok gönderme bulunmaktadır. Genel olarak Nazi Almanya'sına göndermeler vardır.Filmimiz 2035 yılında geçmektedir. Film, 1605 yılında Guy Fawkes'in başarısızlıkla sonuçlanan girişimini temel almıştır. 5 Kasım 1605'ta Guy Fawkes ve arkadaşları Parlamento'yu havaya uçurmaya çalışmış, ancak yakalanmıştır. Yakalanan "hainler"
idam edilmiştir. Bu günden sonra 5 Kasım İngilizler için bayram haline gelmiştir. İngiltere'de her 5 Kasım'da insanlar samandan yapılmış Guy Fawkes'ları yakıp, havaî fişek atarak bu tarihi olayı hatırlarlar. Ayrıca günümüzde İngiltere Parlamentosu'nun her açılışından önce tüm mahzenler aranır.

* Norsefire: Aşırı bağnaz Katolik politikalarıyla bilinen iktidar partisi.

* Anarchy in the UK: Ünlü İngiliz punk grubunun bir şarkısı, sözleri ile İngiliz yapısını ve dini öğeleri eleştirmiştir.

* Vendetta: Kan davası demektir, çevirmediğim kısımda "kan davası" yazmak hoş durmuyordu.

* Fingermen: Türkçe'ye Kolcular olara çevirdim. Daha iyi bir kelime bulamadım, genel olarak Nazi dönemindeki Gestapo birimlerine benziyorlar. Norsefire Hükümeti'nin destek birimi diyebiliriz, polisten üstündürler.

* Eggie in the basket: İngiliz kahvaltı yemeği, kızarmış tost ekmeğin ortası delinir ve yumurta bu deliğe konur. Delikli yumurtalı ekmek diyebiliriz. :) V for Vendetta'daki manası biraz daha farklıdır, Norsefire Hükümeti'nin yasaklarından sonra tahrik edici bir yemek halini almıştır. Daha ayrıntılı bilgi için: http://en.wikipedia.org/wiki/Egg_in_the_basket

* Kara Çuval: Bu da altyazıdaki "black bags"in yerine kullanılmıştır. Creedy'nin adamları insanların kafalarına kara çuval geçirerek evlerinden alır.

Çeviride yardımı dokunan daedalus, Guerilla Jam, ebrehe, fjallraven ve Shoother dostlarıma teşekkür ederim.

raskolnikov
raskolnikov@divxplanet.com
Haziran 2006

Şimdi de enfes kareler;