Sherlock Holmes (2009) etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sherlock Holmes (2009) etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1 Ocak 2012 Pazar
Sherlock Holmes: A Game of Shadows (2011) #3
Öldüm sanmıştınız değil mi? Ölmedim. Hala hayattayım. Sadece fazla hayatta olduğum için, sanala pek uğrayamıyorum. Film izleyecek zamanım olmuyor. Film izlesem blog yazabilecek vakti bulamıyorum fişmekan. Fakat bir Sherlock Holmes manyağı olarak bu film hakkında birkaç şey karalamam gerekiyor. Şimdi ekran görüntüsü paylaşmayacağım için, evvelden belirteyim; Filmi kız arkadaşım ile birlikte sinemada izledim. Bunu bilin de sonra sinirli mailler yazmayın "hani ekran görüntüsü lan!?" diye.
Öncelikle Moriarty'den başlamak gerekiyor sanırım. Aslında biraz sıkıcı bir durumdu bu. 2. sezonu bugün yayımlanacak olan-belki de yayımlandı-"Sherlock" dizisiyle birlikte, A Game of Shadows filminin de konusu, Sherlock'un azılı düşmanı Moriarty olacaktı. E bu bağlamda da ister istemez çeşitli kıyaslamalar olacaktı yani. Şimdi dizinin ilk sezonuyla birlikte, ünlü Robert Downey Jr,'lı ve genç kızların sevgilisi Jude Law'lı film kadrosunu, diziyle karşılaştırma fırsatı bulmuştuk ama ilk filmde Moriarty olmadığı için, bu karşılaştırmayı yapamamıştık. Bugün ikinci filmi izledim. Pr. James Moriarty'i canlandıran Jared Harris'i gözlemledim ve tıpkı diğer karakterlerde olduğu gibi, yine bir muamma içinde kaldım. Diziyi takip eden, hemen hemen, herkes bir Moriarty sevgisi taşır ama filmdeki Moriarty'i de görünce aklınız yerinden oynayabilir, "uyarmadı" demeyin... Guy Ritchie'nin ve senaristlerin de yüklediği anlam ile, tüm dünyayı alt üst eden bir Moriarty söz konusuydu ki sormayın gitsin. Zaten poster olarak da O'nun için hazırlanmış olanı tercih ettim, yukarıdan inceleyin. Şapkası biraz delikanlıyı bozar fakat gerisi perfecto. Neyse. Moriartyler'i karşılaştırmışken, unutmadan Sherlock'un ağabeyi Mcbilmemne'yi de karşılaştırıyorum; Sonuç film için berbat. Dizideki "Küba'da seçimler varken ofisten dışarı çıkamam..." cümlesini kuran adam ile filmdeki kardeşinin en yakın dostunun taze eşinin karşısında anadan doğma takılan bir adam olmuş, kötü değildi ama garipti.
Filme gelince, beklediğim gibi çok iyiydi. Fazla bahsetmeye gerek yok; Guy Ritchie'nin kıvrak zekası, Sherlock Holmes olayının çekiciliği ve oyuncu kadrosunun kalitesiyle muhteşem bir yapıt çıkmış ortaya.
Herkese tavsiye ederim. Özellikle aşağıda ss'sini paylaşacağım kaçış sahnesi ve Sherlock Holmes ile James Moriarty'nin karşılaştığı satranç maçı sahnesi.
Lezizdi resmen.
28 Eylül 2011 Çarşamba
Sherlock Holmes: A Game of Shadows (2011) #2
Setten yeni fotoğraflar düşmüş. Paylaşalım istedim. Favori roman karakterimin, çok sevdiğim bir yönetmen tarafından, çok sevdiğim bir oyuncuyla anlatılması çok keyifli. İlk film harikaydı. Eminim ikincisi de birinciyi aratmayacaktır. Hadi artık, gelsin şu vizyon tarihi!
28 Temmuz 2011 Perşembe
Sherlock Holmes: A Game of Shadows (2011)
Blogdan ve daha doğrusu sinemadan uzak kaldığım süreçte, yani deli gibi Sherlock Holmes romanlarını okuduğum, Sherlock dizisinin bölümlerini seyrettiğim ve yeni sezonunu beklediğim süreçte çıkan "Guy Ritchie Sherlock Holmes'un ikincisini çekecekmiş..." dedikodusu bile yetmişti kalbimizin pat pat etmesine.
Nitekim denilen oldu, Guy Ritchie Sherlock Holmes: A Game of Shadows filmini duyurdu. Yine aynı ekip, sadece Noomi Rapace eklenmiş cast'a. Başrolde yine çok sevdiğimiz Robert Downey Jr. ve Jude Law olacak. Ayrıca Sherlock'un azılı ve kendisini alt edebilen nadir düşmanlarından Irene Adler'i canlandıran Rachel McAdams bu filmde daha fazla sorumluluk üstlenecekmiş sağda solda okuduğumuz kadarıyla.
Yine filmle alakalı, tıpkı ilk filmde olduğu gibi süper posterler paylaşmışlar. İki tanesi yukarıda, eğer ararsanız daha fazlası da internette mevcut.
Bir de şöyle bir site var; http://www.sherlockandwatson.com/
OF! İnsanın zengin olup, şu Sherlock Holmes ile alakalı tüm kitapları edinesi ve okuyası geliyor. :). Fragman alttaki linkten;
22 Mart 2010 Pazartesi
Sherlock Holmes (2009) #2
Aslında "Bir Guy Ritchie filmi..." desek, yeter sanırım.Uzun süredir bekliyorduk. Guy Ritchie'nin iyi yanı en azından Quentin Tarantino kadar bekletmemesi. Misal 5 sene sonrasına gün vermemesi felan.Ortalama 1 ile 1,5 sene arasında 1 film patlatıp aklımızı başımızdan alan Guy Ritchie'nin son filmi de bu işte. Sir Arthur Conan Doyle adlı bir adamın yarattığı bir karakterin filmi. Onlarca kitabını görmüşlüğüm var fakat okumuşluğum yok. Hatta müzesi felan bile varmış. Biz de Vikipedi çocuğuyuz ya zaten. :O).
Neyse işte, böyle süper ünlü ve onlarca mevzuya konu olacak bir karakterin filmini çekecekseniz, büyük risk altındasınız demektir. Kolay değil. Zaten romanlardan uyarlanan filmler genelde pek tatmin etmez fakat bu seferki sanıyorum yeterli oldu. Bilindik Guy Ritchie kurgusal imzası niteliği taşıyan, flashback tarzı hareketleri olsun, kostüm ve dekordaki fantastik düzeydeki kalite olsun, Londra tasviri olsun, alışılmışın dışındaki eğlence dolu dövüş sahneleri olsun hep artı yönlerdi. Ayrıca bu kalitenin yanına bir de müthiş oyuncu kadrosu eklenince, tam tadından yenmez olmuş. Her ne kadar diğer Guy Ritchie filmlerindeki akışkanlık yakalanamamış da olsa, bunun bir dedektif filmi olduğunu unutmamak lazım.
Kadronun tepesindeki üç kişi şöyle; Robert Downey Jr, Jude Law ve Rachel McAdams... Robert Downey Jr'ı son zamanlardaki popülaritesi ve başarısından dolayı anlatmama gerek yok diye düşünüyorum. Jude Law zaten bilindik Jude Law. McAdams'ın iyi oyunculuğunun yanında, üstlendiği karakter de çok hoşumuza gitti. Bu role O güzel gitmiş. Bunların haricinde Mark Strong'a da Lord Blackwood ismi oturmuş. Robert Maillet de şaşırtıcı derecede iyi rol yapıyor. Normalde o tip adamlar sırf farklı görünüşlerinin sayesinde böyle yapımlarda yer bulurlar ama bu kez şaşırdım doğrusu. Guy Ritchie de zaten bu işte her zaman iyidir. Casting ayarını iyi verir.
Konusuna fazla girmeyelim. İşte hiçbir şekilde mesaj vermeyen yine kaliteli bir Guy Ritchie filmi. Nedense o soğuk İngiliz espirileri bile hoşuma gitti. Sizin de gidecek...
Güzel bir haber ile noktalayayım. IMDb ağabeyime göre Guy Ritchie 2011'de bir Sherlock Holmes hikayesiyle daha gelecek. 2010'da çıkaracağı Gamekeeper filminden sonra olacak sanırım. :). Heyecan ile bekliyoruz.







10 Ekim 2009 Cumartesi
22 Mart 2009 Pazar
Guy Ritchie #2
Geçen seneydi galiba, Nike firmasının bi' reklamı dönüyordu. Bugün öğrendim ki, Guy Ritchie tarafından çekilmiş. Hoşuma gitti. Youtube'u açtım, bi' kere daha, daha dikkatli bi' şekilde izledim. Hakikatten de Guy Ritchie tarzı olmuş, :). RocknRolla, Snatch., Revolver, Lock, Stock and Two Smoking Barrels filmlerini hatırladım. Güzel iş, alın siz de izleyin.
Ha, ayrıca Guy Ritchie önümüzdeki 2 sene, 2 yeni proje ile hayatımızdan yer alacak. 1.'si Sherlock Holmes (2009). 2.'si ise The Gamekeeper (2010). Söylemiş miydim, bilmiyorum...
Ha, ayrıca Guy Ritchie önümüzdeki 2 sene, 2 yeni proje ile hayatımızdan yer alacak. 1.'si Sherlock Holmes (2009). 2.'si ise The Gamekeeper (2010). Söylemiş miydim, bilmiyorum...
12 Şubat 2009 Perşembe
Guy Ritchie
Canımız ciğerimiz, sinemamızın geniş omuzlu, siyah kuşak sahibi genç yönetmeni. Hastasıyız, bi' de tembel olmasa(!).. Ayrıca senarist yanına da değinmek lazım. Zaten her zaman savunduğum, "Senarist ile Yönetmenin aynı kişi olmasının sağladığı sonsuz avantaj." tezime örnek olarak gösterebileceğim birkaç iyi adamdan biri... Yönetmenliğini geçin, yönetmenlik kolay. %75'i teknik bi' konu. Fakat yazdıklarına ne diyeceksiniz;- Sherlock Holmes (2009)
- RocknRolla (2008)
- Revolver (2005)
- Swept Away (2002)
- Star (2001)
- Snatch. (2000)
Önünde iki film projesi daha var.
- Sherlock Holmes (2009)
- The Gamekeeper (2010)
Yani bu adam henüz 40'lı yaşlarında. Oldukça genç. Daha bi' çok filmle karşımıza çıkabilir, tabi kısmetse. Oyunculuğun güzel yanı bu işte, yaşı yok. Her zaman her tipte bi' rol bulabilirsiniz kendinize. Fakat yönetmen olmak nasıl?..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






