Gael García Bernal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gael García Bernal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Şubat 2010 Pazartesi

Blindness (2008)

Cidade de Deus filminin yönetmeni Fernando Meirelles'ın son filmi. Nobel ödüllü José Saramago adlı Portekizli yazarın romanından uyarlanmış bi' yapım. Acayip bi' şey. Kitap okumayı pek sevmem ama edebiyatla alakadar birçok arkadaşımla ortak fikrim; Bir romanın filminin yapılması kadar zor bi' şey olmadığıdır. Fakat yine fikirlerine çok güvendiğim ve yazdıkları yazıları sık sık okuduğum insanların bu film hakkındaki fikirlerine bakıyorum da, kitabı çok iyi yansıttığını söylüyor. Dediğim gibi, ben bilmiyorum. Sonuçta kitabını okumadım. Hatta şanslıydım çünkü filmi izlerken bi' roman uyarlaması olduğunu da bilmiyordum. Bu da belki de beklentimi alçakta tuttu.

Kısaca özetlemek gerekirse; Herkesin ve her şeyin normal seyrettiği bi' gün, trafikte kırmızı ışıkta bekleyen bi' adamın aniden kör olması ve bununla beraber bu insanın, yakın olanlardan başlamakla beraber, tüm çevresine ve bu ekseriyetle de bu körlüğü tüm insanlığa -yerinde bi' tabir mi bilmiyorum ama- bulaştırmasının ardından gelişen olayları anlatıyor.

Filmi izlemeden önce yaptığım incelemede yönetmenin harici tanıdığım 2 öğe vardı; Julianne Moore ve Gael García Bernal... Açıkcası iyi bi' oyuncu olduğunu bilsem de Moore'dan pek hoşlanmazdım çünkü The Silence of the Lambs filminde acayi rol kesmiş olan ve canımız ciğerimiz Judie Foster'ın rolünü, serinin 2. filminde, öyle ya da böyle, almış ve çok da iyi olmayan bi' performansla rezil etmişti. Ancak en son Children of Man ve bu filmdeki performanslarıyla gözümde büyüdü. Özellikle bu filmdeki inanılmaz oyunculuğundan çok etkilendim doğrusu. Size tavsiyem en azından O'nun için bi' göz atın derim. G. G. Bernal'ı zaten biliyoruz. 3. Odanın kralı, 3. Odanın kralına yaraşır bi' performans sergilemiş. :).

Yönetmenin seyirciye de körlüğü hissettirme çabası, körlüğün renginin beyaz olarak sunulması, bu tip bi' salgın hastalığın doğuracağı anarşi ve bu anarşinin sebep olduğu acizlik adeta izleyiciye sunulmuş birer ziyafet gibi duruyor. Hele ki o muhteşem son öldürücü darbe niteliği taşıyor ki her sinemaseverin kaçırmaması gereken bi' ayrıntıdır gözümde.













4 Mart 2009 Çarşamba

Babel (2006)

Meksikali yönetmen Alejandro González Iñárritu'nun Amores Perros ve 21 Grams filmlerinden sonra cektigi ücüncü filmi. Kendine has tarzini iliklerinize kadar hissedebileceginiz bu filmde, bir nevi Kelebek Etkisi de yok degil. Bir kursunun, bir cok hayati birbirine baglamis olusu ve bir sürü hayat hikâyesinin birbirine gecisi.

Brad Pitt'in fokusta olmadigi, Cate Blanchett'i onunla birlikte gördügümüz, gecmis(Amaros Perros) ve gelecek vaad eden Gael García Bernal'in harika performansina bir kere daha tanik oldugumuz, Kôji Yakusho ile tanistigimiz bir film olmus. Üc kitadan dört hikâye ile beyaz perdeye gelmis.
Film boyunca düsmeyen bir tempo, sürekli aksilikler ve bir Amerikalinin dünyanin her yerinde üstün tutulacagi gerceginin ortaya konmasiyla film beni realizmin duvarlarina vurdu vurdu, geri getirdi.
Amerikaliysaniz, bebek bakicinizin oglunun dügününe gidip gitmeyecegine karar verebilirsiniz... Amerikaliysaniz, bir silahtan cikan kursun icin yolculuk tee Japonya'ya kadar uzayabilir. Amerikaliysaniz helikopter ayaginiza getirilir. Et-Cetera.

Unutmadan, cocugunuzla araniza duvarlar örmeyin agalar.

Acik hava sinemasinda izlemistim, cok süper etmisim. Izleyin, etkilenin. Sonra bana dua edin tisisi.

5 Şubat 2009 Perşembe

Gael García Bernal

İlk olarak Amores Perros'da izlemiştim. Sonra Babel'de... Çok iyi oyuncu. Adeta gerçek gibi. Önünde de 3 tane proje duruyor;
  • The Limits of Control (2009)
  • Pedro Páramo (2009)
  • Silence (2010)
Bekliyorum...