Sam Mendes etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sam Mendes etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Mayıs 2009 Salı

Away We Go (2009)

1965 doğumlu Sam Mendes'in 2009 yılına atacağı imzası. Kendisini American Beauty gibi dünyanın gelmiş geçmiş en iyi filmlerinden birinin yönetmeni olarak hatırlayabilirsiniz. Bayanlar da muhtemelen Revolutionary Road filminden hatırlarlar. Tabi bi' de Road to Perdition filmini de es geçmemek lazım. Filme gelince, IMDb'deki açıklaması ilgi çekici;

A couple who is expecting their first child travel around
the U.S. in order to find a perfect place to start their family. Along the way,
they have misadventures and find fresh connections with an assortment of
relatives and old friends who just might help them discover "home" on their own
terms for the first time.

Sam Amca iyidir... Genç yönetmen American Beauty'den sonra, hatrı sayılır bi' iş yapmayı isteyecektir. Bekleyip göreceğiz.

7 Şubat 2009 Cumartesi

Revolutionary Road (2008)

Hafizalarimizi tazeliyoruz ve Kate Winslet ile Leonardo Di Caprio'yu en son hangi filmde izledigimizi düsünüyoruz...Heh, iste tam da orda. Titanic'de görmüstük ikiliyi. Leonardo bir cocuk sayilirdi. Kate ona göre hayli olgundu.

Ikinci kere basrollerde bulusan ikili, bu sefer bir kitap uyarlamasiyla karsimizdalar(1968-Richard Yates) . Filmin adi hayli ironik. Bir partide tanisip kaynasan iki insanin evlendiklerinde yerlestikleri caddenin adi bu.

1950lerin Amerikasinda gecen film genel itibariyle bir iliskiler parodisi. Farkli oldugunu düsünen bir ciftin siradanlasan yasamini degistirme istegi, bunun digerleri tarafindan "cilginlik" olarak addedilmesi ve yavas yavas bu fikrin erkek kismisina da yabancilasmasi. Hayat kosullari degistikce, insanin yerine civilenmis gibi kalmasi anlatiliyor bir bakima. Üc farkli evlilikten sahneler izliyoruz filmde. Secme sansi bizimmis gibi gösteriliyor.

Film "en iyi yönetmen"(Sam Mendes) ve "en iyi kostüm" dallarinda oscar adayi. Ayrica burda adini zikretmedigim "deli" sebebiyle "en iyi yardimci erkek oyuncu" dalinda da bir adayligi bulunmakta. Delinin cok kiymetli olmasi hasebiyle, hic anlatmiyorum. Gidin, kendiniz görün...
Peki peki, kiyamadim size. Zekâsi kabina fazla gelen bir adamin siyirmasi ve tesadüftir ki annesinin, ev sahibesi olmasi. Bu sekilde ciftimiz de deliyle direkt kontaga geciyor ve sohbet muhabbet(!) etme firsati buluyorlar.

Leonardo Di Caprio, o yüze sahip oldugu sürece sanki oyunculukta bir adim geri kalacak. Yine de kavga sahnelerinde performansi harikaydi. Ne söyleyecegini bilemeyen adami da güzel oynuyor. Kate Winslet icin ne söylesem bos. Bu kadin oynadigi her filmi harika yapiyor. Gözümde tam bir zerafet abidesi.

Ayrica bu filmleri Türkceye cevirmesinler bence. Cok dandik ceviriler cikiyor "Hayallerin Pesinde" nedir kardesim?