Michael Stuhlbarg etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Michael Stuhlbarg etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Mayıs 2015 Cumartesi

Hitchcock (2012)


Merhaba, yine ben.

Alfred Hitchcock: You may call me Hitch. Hold the Cock.

Bu cumartesi akşamı da dayanamadım, Hitchcock'u izledim. Benim eski laptop'u çıkartmışlar. İçinden tonla film çıktı.

Neyse, deli filmdi yahu. Hiç beklemiyordum. Ha, Hitchcock'u seven adam bu tarz filmlerden pek hoşlanmaz. Muhtemelen Hitchcock kendisi hakkında böyle bir film yapılacağını öngörseydi, bir şekilde hukuksal olarak bunu engellemeyi bile denerdi.

Ama yine de enfes bir filmdi. Zira şu dünyada magazinel anlamda nadiren merak ettiğim kişilerden birisiydi Hitchcock. Her zaman. İzlemek için neden bu kadar bekledim, ben de bilmiyorum. 

Başrolde de efsanevi Hannibal karakterinin sahibi Anthony Hopkins Hitchcock'u canlandırıyor oysa ki... Neyi beklemişim gerçekten bilmiyorum. 

Bazı sahneler hakkında verdiği çeşitli ayrıntılar -doğru mu yanlış mı bilmiyorum ama eğlenceli olduğu kesin- olsun, Alfred Usta'nın hayatından ayrıntılar olsun, her yanıyla lezizdi. Mesela belki de dünya sinemasının en bilinen birkaç sahnesinden biri olan "Shower" sahnesinde bıçağı eline alıp, olaya bizzatihi olarak girmesi, söylenecek söz yok gerçekten.

Finali de ayrı nefisti. Özellikle şu alttaki sahne...


Alfred'i pek bilmiyoruz. Şimdi bu cumartesi gecesi "Alfred'i anlamak, dünyayı anlamaktır..." filan gibi üç noktalı cümleler kurmayacağım ama yine de siz Alfred'i anlamak için çaba sarfedin. Bu da bir dost tavsiyesi olsun.

Bye.








19 Nisan 2010 Pazartesi

A Serious Man (2009)

Coen kardeşlerin son bombası... 2 dalda heykele aday oldu fakat sanıyorum ki bazı değdirmelerinden dolayı başarı gösteremediler. Olsun, kim takar heykelciği?

"Hayatımda izlediğim en iyi filmlerden biriydi.". Ne kadar meşaketli bir cümle değil mi? Şöyle diyelim, "2009'da izlediğim en iyi filmlerden biri.". Heh, bu daha iyi oldu. Şöyle desem? "Inglorious Basterdz filminden bile iyi...". Kızdınız değil mi? :)

Yazarı, yönetmeni, yapımcısı Coen kardeşler olduğundan fazla söze gerek yok aslında ama yine de bir kaç noktaya değinmek gerek.

Filmde denk gelince dank etti. Sanıyorum "Somebody to love" şarkısı böyle bir film yapılsın diye yazılmış yıllar önce. Çünkü bu kadar cuk oturamaz. Otursa bile, bu kadar uyum sağlayamaz. Bilemiyorum. Eski şarkıları tekrardan hatırlatıp, eskisinden daha fazla sevdirebilmek de ancak böyle iyi filmlerle olur sanırım. Başka yol aklıma gelmiyor. "Anısı var..." bile hafif kalır bence. Coen kardeşler olunca, kara mizah ve zeka kokan senaryo pek ekstra bir şey gibi durmuyor ama diğer türlü baktığınızda bu tip ayrıntılar olayı tamamen kopartıveriyor işte.

"Zeka kokuyor." denir ya, ben de dedim az önce. Tam bu film böyle işte. Bakıyorsun, eskilerden bir sahne, böyle ilkel şartlarda yaşamdan kesitler, batıla saygı göstergeleri. Simgesel anlatım coşuyor öyle. Sonra ne oluyor? O ilkellik birden bire kendisini çağımızın, uygar toplumumuzun(!) en baba simgelerinden birine dönüyor, taşınabilir müzik çalara. Onun kulaklığından çıkageliyor film adeta... Playlist olayında da en üstte "Somebody to love" çalıyor. Hasta fikir.

Hayır yani... Bir daha düşünüyorum da böyle bir şey gerçekten yok. Şu Hollywood'da böyle bir film yapmak da yürek işi yani. Yok olup gitme mevzusu var. Belki maddi anlamda Coen kardeşler için bir külfet yaratmaz bu durum ama sonuçta emek diye de bir şey var. Yanlış anlaşılma var, var da var! Şimdi bir Yahudi ortamını bu kadar naif bir şekilde gösterirken, aynı anda itin makatına sokabilmek bir kabiliyet meselesi, bunu kabullenebilmek gerek bence. Gerçi bu zeka pırıltılarının aydınlattığı kompozisyonun uyandırdığı tepki de bazı şeylere ket vurabilir. Tıpkı geçen gün 14 yaşındaki ağabeyinin laptopunu kıran 4 yaşındaki dünya şekeri kardeşi için "Fatih abi, çok kızdım O'na. Tam dövecektim ama suratına baktığımda yapamadım." derken aklına gelen hislerin aynısı işte. ÖF!

Sakın kaçırmayın bu filmi. O efsanevi oyunculuğu kesinlikle kaçırmayın. Başrolde Michael Stuhlbarg var. Müthiş bir adam. İzleyin işte, uzun etmeyin.