Martin McDonagh etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Martin McDonagh etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Mart 2013 Pazartesi

Seven Psychopaths (2012)


Bir Martin McDonagh filmi.

Hoş, bu kendisinin ikinci uzun metraj filmi. Birincisi, kendisiyle tanışmama sebep olan ve ömrümde izlediğim en müthiş filmlerden birisi olan In Bruges filmi ile olmuştu. O zamanki yazım'da da belirttiğim gibi Colin Farrell'a da daha fazla saygı duymaya başlamıştım.

Dört sene sonra bir filmini daha izleyiciyle paylaştı. Bu seferki kadro ise ilkine oranla çok daha merak uyandırıcıydı. Zaten izlememek hiç olmazdı. Ben de izledim. "Bir Alex Değil." bağlamından yola çıkarak, "Bir In Bruges olamamış." demekte bir sorun görmüyorum ama yine de 2012'nin en iyi filmlerden birisi olduğunu söylemekten de geri durmaya gerek yok zaten. Hatta bu yönetmen, eğer bu tabiri caizse MODERN FILM-NOIR tarzını benimser ve sahiplenir de bu kalemden ilerlemeye devam ederse tadından yenmez olur gibime geliyor. İsterse bütün filmleri dört senede bir sunsun.

Kafayı yememek elde değil. Bu müthiş senaryodan tutun da, "köpek kaçırıp fidye isteme" eylemini meslek haline getirmiş insanlara şahit olabileceğiniz ve izledikçe "Yahu bu filmin fikrinin gelişim sürecinde neler yaşanmıştır acaba?" merakını iliklerinize kadar hissedeceğiniz bir yapım bu.

Kaçırmayın derim.

Bir de Tom Waits çok bomba bir role sahip. Ona da dikkat! :)

















24 Mayıs 2009 Pazar

In Bruges (2008)


Posterler çok güzeldi, aralarından seçim yapamadım. :]

1940 doğumlu, genç İngiliz Martin McDonagh'ın, Oskarlı kısa filmi Six Shooter'dan sonra insanlığa hediye ettiği uzun metrajlı film. Aynı anlamda, bu film McDonagh'ın ilk uzun metrajlı filmi oluyor.

Dün filmin afişini görür görmez, nedense filmi izlemek istedim. Oysa yönetmenini tanımıyordum, kısa filmi Six Shooter'ı da izlememiştim. Ayrıca Colin Farell'e karşı, her ne kadar iyi bi' oyuncu olduğunu kabul etsem de, en ufak bi' sempati beslemiyordum. Belki de filmin adının, turizm şirketlerinin kataloglarında sıkça gördüğüm şehirlerden birini içinde barındırmasıydı sebep. Belirtmek lazım, sebebiniz buysa, iyisinden seçmişsiniz.

Nitekim bu filmi görmek bi' ayrıcalıktır. Tüm samimiyetimle söylüyorum, "geçen sene çekilmiş en iyi 5 filmden biri" diyebilirim. Düz ve basit ve belkide dünyada hergün benzerleri onlarca defa gerçekleşen bi' suç hikayesinin komedi ve dram temalarıyla yoğurularak önünüze servis edildiğini düşünün. Ve tüm bu güzelliklerin, enfes bi' şehir mimarisine sahip Brugge'de, harikulade müzikler eşliğinde seyredebileceğinizi düşleyin. Ayrıca insanlığın ne kadar iğrençleştiğini, iyi bi' film-noir ile tasdikleyin.

Oyuncu kadrosu da çok iyi seçilmiş. Başrolde Colin Farell var. "Acıların çocuğu Emrah'ı oynuyor." desem yeridir. Karakterinin kaşlar tıpkı Emrahınkiler gibi fakat gelin görün ki bu Emrah değil, Ray. O'nun yanındaki "Ken" adlı karakteri canlandıran ise üstadlardan; Brendan Gleeson. Kendisi enfes bi' oyuncu. Biraz hafızamızı zorlayarak, kendisini yönetmenin kısa filminde de boy göstermiş. O filmi de izlemek ve başka bi' postta değinmek lazım. Neyse. 3. isim ise Ralph Fiennes. O'nu da sanırım, Kate Winslet'in The Reader filminden hatırlıyorum. Emin değilim ama öyleydi sanki. O da iyi oyuncu. Burada "ilkeleri olan kötü adam"'ı oynuyor ve sonunda pisi pisine kendisini öldürüyor. Ayrıca kendisi Schindler's List filminin de yardımcı erkek rolünü üstlenmişti. Atlamamak lazım. Son olarak da değineceğim, bu 3 oyuncunun yanına şekerlik niyetine konulan Clémence Poésy var. Anladığım kadarıyla dünyanın en güzel gülen kadını olan Poésy, filmde uyuşturucu kaçakcısı Chloë'ü canlandırmış. Renk getirmi.

Ağlayabilirsiniz de, "demedi." demeyin. ;)