Isabel Lucas etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Isabel Lucas etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Temmuz 2010 Salı

Daybreakers (2009)

Daybreakers / Vampir İmparatorluğu.

Yönetmen koltuğunda pek de deneyimli olmayan Spierig Brothers, başrolde Ethan Hawke ve William Defoe kombinasyanu ile bu dönemlerde pek revaçta olan "vampir fenomeni" karşımızda.

William Defoe denilince akan suların durması gerekirdi.
Fakat film vasatın altındaydı.

Konusuna kısaca değinecek olursak;

2009'da ortaya çıkan bir salgın sebebiyle insanlar dönüşüme uğrar ve dönüşüme uğrayanlar diğerlerini asimile etmeye başlar. Film bu salgının tam 10 yıl sonrasında geçiyor. Bu on sene içinde vampir popülasyonu artar ve dünya, insanlığın yuvasından bir "Vampir İmparatorluğu"na dönüşür. Diğer filmlerde olduğu gibi saklambaç oynayanlar vampirler değil, insanlardır.
Kan kaynakları yani insanlar o kadar azalır ki, vampirler açlıktan dönüşüm geçirmeye başlarlar ve birbirlerini yerler. Bu kıtlığa bir çözüm getirmeye çalışan Edward, (Ethan Hawke), isteği dışında vampir olan ve insan kanı içmeyi reddeden bir vampirdir. Bir kaç insanla karşılaşır ve onlara yardım etmek için kolları sıvar. En sonunda tesadüfen de olsa bir tedavi bulunur.

Vampirliğin tedavisi...

Trailer için;



Dediğim gibi, film zaman ayırıp izlenmek için fazla vasattı.
Teknik açıdan sıradan olmasının yanı sıra, filme fazla bütçe ayrılmış.

Filmden kesitler;

- Metro bekleyen vampirler.

- İnsanların bağlı olduğu kan emen makineler.

- Kan içemeyen vampirlerin dönüştüğü yaratık.

- vee Isabel Lucas...

* Filmin kendi sitesine ulaşmak için buraya tıklayın.
* IMDb sayfasına ulaşmak için buraya tıklayın

2 Temmuz 2009 Perşembe

Transformers: Revenge of the Fallen (2009)


Normalde bu tip filmlerden hoşlanmam.

Sinema salonunda izledim. Aslında birazcık da heyecanlıydım. Bu film, yaklaşık 30 gün sonra izleyeceğim bi' film olacaktı ve iyi bi' film olmalıydı ki beklentilerim boşa çıkmasın. Neyse, salona geçtik. Reklamlar felan başladı. Orada, bu sayfada daha önce de değindiğim Public Enemies ve Quentin Tarantino'nun Inglourious Basterds filminin fragmanlarını izleyip, gönlümü hoş ettim. Daha sonra film başladı. İlk filmi izlemiş ve sadece Megan Fox'un araba tamir ettiği sahneyi beğenmiş birisi olarak biraz tedirgindim ancak sonra yavaş yavaş bu tedirginlik yerini Shia LaBeouf'un enfes oyunculuğu ve inanılmaz sinema tekniklerini incelemeye bıraktı. Ana karakter Sam'in annesine ve babasına güldük. Sonlara doğru John Turturro'nun %16.6 Arap olduğunu öğrendiğimizde kahkahalar attık. Sonuç olarak film esnasında "Bu sıradan bi' bilim kurgu olamaz. Tamam, yönetmen Armegeddon filmi ve Bad Boys serisinin yönetmeni Michael Bay ama bunda farklı bi' şeyler var!" dediğim anlarda film bitti ve CAST akmaya başladı. İşte tam orada, sorumlu prodüktör bölümünde Steven Spielberg yazıyordu. Her ne kadar çok sevdiğim bi' filmi olmasa da yine de usta bi' yönetmen ve böyle bi' bilim kurgu filmine çok şey katmış.
Aslında tavsiye etmem ama ara sıra bu tip filmlere de kaçmak gerekiyor galiba. Ne bileyim, minik robotun Megan Fox'un bacağına tecavüz ettiği sahne ve müthiş görüntü efektleri için izlenebilecek bi' film.

Not: Ekran görüntüsü koyamıyorum, çünkü sinemada Ctrl+E yasak. :)