Yine Nolan'dan gittim. Kafayı taktım çünkü lavuğa. :)). Hele şu TDKR filmiyle iyice fitil etti beni. The Prestige'yi de uzun zamandır bekletiyordum. Dün akşama nasip oldu.
Christopher Priest diye bir adamın aynı ismindeki romanından uyarlanmış. Nolan, kardeşi Jonhatan Nolan ile birlikte düzenlemişler filmi. Tıpkı Memento'daki gibi. Ben de bugüne kadar bu filmi izlemeyişimi, tesadüfi aksiliklere bağlayabilirim. Normalde kaçmazdı yani. Zaten her sohbeti olduğunda tonla övgüye tabi tutulurdu. Hep merak ettim. Hep garipsedim. Beklentilerim de oldukça yüksekti. Zira iki tane sihirbazın birbirleriyle yaşadıkları rekabet, açıkcası benim pek ilgimi çekmiyordu. Cem Yılmaz'ın Hokkobaz filmi dahi daha fazla çekici sayılabilirdi benim için.
Neyse işte, buna benzer bir ruh haliyle bastım play butonuna. Film başladı. Her geçen saniye, beni biraz daha içine çekti. Karanlığı çok sevdiğini bildiğim Nolan'dan başka bir karanlık kompozisyon daha izliyordum ve kendimi de git gide bu kompozisyonun içerisinde buldum. "Nolan yine dehasını konuşturmuş." düşüncesini geçirdim aklımdan. Filmde bomba ayrıntılar vardı. İntikam hırsı vardı. Tüm karekterler çok zekiydi. İki sihirbazın arasındaki rekabete, paralel olarak sunulmuş olan Edison-Tesla rekabeti de insanı bir başka mest etti.
Bundan hariç, sihirbazları canlandıran Hugh Jackman ve Christian Bale'nin ufak numalardaki başarıları da ilgi çekiciydi. Bilmiyorum ama tahminime göre, ikisi de bu konuda eğitim almışlar.
Michael Caine yine her zamanki gibi harikaydı. Bayan oyuncular Scarlett Johansson ve Rebecca Hall de benim şahsen oyunculuk anlamında en çok beğendiğim iki isim. En fazla iki elin parmakları kadar bulabileceğiniz iyi bayan oyuncunun ikisini aynı filmde buluşturmak gayet başarılı bir hamle olmuş. Hugh Jackman da iyiydi. Bale'ye zaten söylenecek söz yok.
Sonu da, iskelet olarak tipik bir Nolan sonu da olsa genel anlamda oldukça ilginçti.
Bu kadar. Artık işe dönmem lazım.
"are you watching closely?"
Hugh Jackman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hugh Jackman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
30 Temmuz 2012 Pazartesi
10 Nisan 2009 Cuma
X-Men Origins: Wolverine (2009)
İşte bu film hakikatten çok garip. Sanırım bi' ilki başardı ve vizyona girmeden önce internete düştü. Tamam, vizyona girdiği gün internete düşen, korsan çekim sinema filmlerini görmüştük ama bu hakikatten garip oldu. Aslında bu korsan sinema hakkında yazabileceğim çok şey var ama siz şu haberi okuyun.Not: Kendisini çok iyi bilen bi' takım bayan arkadaşlar için yazıyorum; Başrolde Hugh Jackman var.
Not2: Bu yazı bana çok fena nostalji yaptırdı. X-Men çizgi filmini çok severdim. Benim şu anki halaoğlu ile aramızda "Wolverine benim!", "Gözünden ışın atan benim!" tartışmalarımız olurdu. Hakikatten de Wolverine benimdi. :)
2 Şubat 2009 Pazartesi
Hugh Jackman
3 Ocak 2009 Cumartesi
Swordfish (2001)
İyi prodüksiyon. Bugün ki "John Travolta'nın oğlu ölü bulundu." temalı, gerçekliğinden emin olamadığım haberlerin ardından, aksiyon sever bi' ağabeyimin ısrarlarıyla izledim. Az önce bitti film. Oyunculuk da fena değil. Özellikle John Travolta, Hugh Jackman ve Don Cheadle'nin oyunculukları. Halle Berry'e gelirsek, bana göre çok iyi bi' oyuncu değil. Fakat çok güzel. Filme renk katmış. Kırmızı, mavi falan...Tam emin değilim ama, film 2001'de vizyona girdiği sıralar, basın organlarında "X kadar para harcanan film." tarzı övgüler almıştı. Zaten filmden de belli, ciddi bi' meblağa mal olduğu ya... Bu noktada benim dikkatimi çeken olay, aynı Kurtlar Vadisi muhabbetinde olduğu gibi bi' propaganda hareketinin varlığı. Beni cidden rahatsız etti. Devlet için suç işleyen bi' adam, falan fişmekan. İşte Araplar terorist. Amerika'nın her şeye gücü yeter, ve bunlar gibi şeyler... Artık komik olmaya başladı, en azından bana öyle geliyor.
Son olarak ekleyeyim, Don Cheadle'de iyi bi' oyuncuymuş.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)











