13 Mart 2013 Çarşamba
Salinui chueok (2003)
Nam-ı diğer; Memories of Murder!
Normalde Uzak-Doğu Sineması ile alakam pek yoktur. Bugüne kadar izlediğim birçok filmden de gayet memnun hisler yakaladım ama yine de pek ısınamadım ancak fikirlerimi biraz olsun kıran müthiş Gwoemul filmi ile Joon-ho Bong ve onun fetiş oyuncusu Kang-ho Song ile tanışmıştım. Daha sonra hem yönetmenin, hem de oyuncunun filmlerini izlemiştim. Fakat buna rastlamamış olacağım ki uzun zamandır elimde olmasına rağmen izlememişim. Nihayet izledim.
Garip bir film. Güney Kore yapımı. Avrupa Sineması tadı ve kokusu taşıyan, bir seri katil filmi ancak diğer bildiğimiz sıradan seri katil filmlerinden çok çok çok farklı bir yapıya oturtulmuş. Özellikle hikaye anlamında, diğer klişe dolu filmlerden öne çıkıyor ki bunun sebebi senaryonun gerçek bir hikayeye dayandırılmış olması. Hikaye Güney Kore işgal altında olduğu dönemde geçen bir hikayeden derlenmiş.
Ayrıca söylemem gerekir ki, belki az önce göz attığınız ya da belki az sonra göz atacağınız kesitlerden anlayacağınız üzere çok sert olan bu filmde öyle espiriler, öyle komiklikler vardı ki bazı sözüm ona "çok ciddi" meseleler bile çok komik vücut dilleriyle anlatılıyordu. Bilmiyorum, belki de o diyarlarda o hareketler "komik" değil de "ciddi" olarak biliniyordur. Bunu bilemiyorum ama sonuçta biz bizim kültürümüz üzerinden izlediklerimizi yorumluyoruz. İster istemez, bu böyle.
Garip meseleler vardı. Daha önce izlediğim Kore filmlerinde de olduğu gibi, bu filmde de yönetmenin oyunculara kısmı özgürlükler verdiğini gözlemledim. Filmi izlediğinizde farkedeceksiniz; Olay mahaline gelen adli tıp uzmanlarının tripleri olsun, zamansız gelen uçan tekmeler ve bunlar gibi ani reaksiyonlar olsun asla bir senarist tarafından hesaplanacak şeyler değil, tamamen oyuncuların insiyatifleriyle gerçekleşebilecek sahnelermiş. Bu da yönetmenin dehasına ve cesaretine işaret bir gözlem sonucu bence.
Fazla uzatmayacağım yahu. Velhasılı çok iyi bir film izlemek istiyorsanız, here you guys go.
Bye.
4 Mart 2013 Pazartesi
Seven Psychopaths (2012)
Bir Martin McDonagh filmi.
Hoş, bu kendisinin ikinci uzun metraj filmi. Birincisi, kendisiyle tanışmama sebep olan ve ömrümde izlediğim en müthiş filmlerden birisi olan In Bruges filmi ile olmuştu. O zamanki yazım'da da belirttiğim gibi Colin Farrell'a da daha fazla saygı duymaya başlamıştım.
Dört sene sonra bir filmini daha izleyiciyle paylaştı. Bu seferki kadro ise ilkine oranla çok daha merak uyandırıcıydı. Zaten izlememek hiç olmazdı. Ben de izledim. "Bir Alex Değil." bağlamından yola çıkarak, "Bir In Bruges olamamış." demekte bir sorun görmüyorum ama yine de 2012'nin en iyi filmlerden birisi olduğunu söylemekten de geri durmaya gerek yok zaten. Hatta bu yönetmen, eğer bu tabiri caizse MODERN FILM-NOIR tarzını benimser ve sahiplenir de bu kalemden ilerlemeye devam ederse tadından yenmez olur gibime geliyor. İsterse bütün filmleri dört senede bir sunsun.
Kafayı yememek elde değil. Bu müthiş senaryodan tutun da, "köpek kaçırıp fidye isteme" eylemini meslek haline getirmiş insanlara şahit olabileceğiniz ve izledikçe "Yahu bu filmin fikrinin gelişim sürecinde neler yaşanmıştır acaba?" merakını iliklerinize kadar hissedeceğiniz bir yapım bu.
Kaçırmayın derim.
Bir de Tom Waits çok bomba bir role sahip. Ona da dikkat! :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




































