Ashlynn Yennie etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ashlynn Yennie etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Eylül 2012 Cumartesi

The Human Centipede II (Full Sequence) (2011)


Şu an Siyah Sinema'da olmasaydınız, "Rahatsız olacaksınız bu yazıyı okumayın!" tarzı bir uyarıyla başlardım ama buradasınız, çünkü siyahı seviyorsunuz. O yüzden gerek duymuyorum. Fakat siz yine de yazının en altına koyacağım enstantaneleri incelemek istemeyebilirsiniz. Benden söylemesi. 

***
***

Aslında elimde izleyecek çok film var ama arayı açmak olmazdı. O yüzden dün birinci filmini izlediğim serinin ikinci filmini de bugün izledim.

İlk olarak Tom Six manyağının ikinci filmi çekmesinin sebebi, ilk filmin gördüğü yüksek ilgi olduğunu düşündüm çünkü ilk filmin sonunda hemen hemen herkes ölüyordu. :D! Kendi kendime "İlk filmdeki kız ikinci filmde gözüküyor. E bunların alayı ölmüştü. Şimdi nasıl olur da bu kızla bu senaryoyu ikinci filmi bağlar?" diye sorduğum saniyelerde adamın hikayeyi "Human Centipede filmini izledikten sonra kafasında birtakım şimşekler çakan manyağın" üzerine kurgulaması, bana gereken cevabı vermişti. İlk filmde fakat ikinci filmde ölen kızın mantığını da az önce bahsettiğim manyağın söz konusu kıza olan obsesif tutkusuyla açıklamıştı. Her ne kadar aşırıya kaçmış bir çaba gibi gözükse de, bence oldukça iyi bir kaçıştı. Çok enteresandır. Yönetmen bu tercihiyle ilk filmdeki "Olur mu lan hiç öyle şey?" sorusunu sorduran havayı bu hareketiyle bitirip, o suni atmosferi birazcık daha gerçeğe yaklaştırmış olmuş. Yani bir nevi "Bu film, ilk filmden çok daha gerçektir." tezini öne sürmüş. Hele ki bunu, diğer filmde oynayan bir kıza da obsesif bir karakter ile yapmış ya, işi iyice kızıştırmış. Bilmem kaç ülkede yasaklanmış olan film, gerilimi ve sunduğu aykırı sahneleri bu defa da siyah beyaz vererek daha fazla rahatsız edici bir boyuta ulaşmış.

Tabi cici çocuklar rahatsız olur. Siyah Sinema'dakiler değil. :).

Bir de kafama takıldı. Başroldeki eleman nasıl olmuş da böyle bir rolü kabul etmiş. Bence filmin en ilginç yanı buydu. :)). Biraz baktım. Laurence R. Harvey diye bir lavuk. Tipe baksan, yani gerçekten böyle bir tip olsa, heralde bu adam olur diye düşünürsünüz. Zaten filmografisine bakmayı denediğinizde bir hüsranla karşılaşıyorsunuz, zira oynadığı ilk film buymuş. İkinci film de The Human Centipede III (Final Sequence) filmi olacakmış. Herifin sinemayla başka bir alakası da yok zaten. İlgi çekici. Bu tip meseleler de hep hoşuma gitmiştir.

Unutmadan söyleyeyim; Sonu da bomba üzerine bomba olmuş. Six kapanışda da B-Filmler için de bayrağını sallamış. Zaten bizden olduğunu, arada yaptığı QUENTIN TARANTINO göndermelerinden uyanıyorduk. :).







21 Eylül 2012 Cuma

The Human Centipede (First Sequence) (2009)


İlk olarak değineceğim şey, böyle güzel bir film böyle b**tan bir posterle sunulmamalıydı. Yemin ederim birkaç tanıtım yazısı okumadan önce postere baktığımda çok tırt ve cinselliğin arkasına sığınmış bir yapım olduğunu düşündüm. Belki yönetmen (ya da her kim bu postere karar kıldıysa) bu posteri kullanırken cinsellikle seyircinin ilgisini çekip, daha sonra da böyle(birazdan değineceğim şekilde) bir film izlettirerek seyirciyi ters köşeye yatırmak istemişti. Bunu anlayabiliyorum. Zira belki de yönetmen filmi izlemekten keyif alacak seyirciye değil de tam tersine bu tarz filmlerden kaçan tiplere hitap etmek istemişti. Eğer gerçekten böyle düşündüyse de tam bir deli olduğunu söyleyebilirim. :P. Yine de bu alttaki posteri resmi poster olarak kullanmış olsalardı daha güzel olurdu bence.


Film, Haneke'nin Funny Games'i gibi bir otobanda başladı. Yani kamera açısı, dönen olay filan farklıydı ama sonuç olarak mekan otobandı. Otobanlar ilginçtir ve otobanla başlayan filmler genelde iyi oluyor. Daha doğrusu nedense bende böyle bir izlenim oluşmuş. Tesadüftür heralde.

Filme kısaca değinmeliyim: İki genç bayan. Bunlar arkadaşlar. Avrupa turuna çıkmışlar. Zaten filmi yapılabilecek kadar iyi bir hikaye olabilmeleri için illa ki Avrupa'ya tura çıkmaları ve başlarının belaya girmeleri gerekiyor. Neyse işte, bir gece bir partiye giderken araçları arıza yapıyor. Sonra da yolları, uzmanlık alanı yapışık doğan ikizleri ameliyatla ayırmak olan ve bu işi çok çok çok aştığı için birtakım farklılıklara yönelmek suretiyle insan ırkını birleştirerek HUMAN CENTIPEDE'yi, yani İNSAN KIRKAYAK'ı oluşturmaya çalışan bir doktorla kesişiyor. Birden kendilerini birer denek olarak buluyorlar.

Saçma değil mi?

"Çok saçma, olur mu öyle şey?"

Bence de olmaz gibi ama siz yine de şu tabloyu inceleyin.


İnsanı gerim gerim geren ve en ufak bir ihtimali bile akla getirmekten kaçmak için "Böyle bir olay benim başıma gelse ne yapardım?" sorusunu bile sormaktan çekinmesini sağlayan bir film yapmak istemişler, olmuş da.

Fakat rahatsız edici. Benim için de böyle ama ben yine de bir nebze alışkınım böyle filmlere. Genel izleyici kitlenin hiç ama hiç sevmeyeceği tarzda bir film.

Son olarak da dikkatimi çeken iki ayrıntı vardı. Onları yazayım.
  1. Filmin başlarında, kızların arabası bozulduğu anda dev bir Alman gelip bunlara salça oldu. Bir tecavüz ihtimali belirdi. Daha sonra adam belki kızlardan elektrik alamadığı için(:P), belki de başka bir sebeple bastı gitti. Kızlar da buna sevindiler. Fakat başlarına öyle bir olay gelecekti ki, belki o olaydan sonra "Keşke orada tecavüze uğrasaydık. Hatta tecavüzden zevk alsaydık da tecavüzcümüzü memnun edene kadar mesai harcasaydık da başımıza bunlar gelmeseydi." diye düşünüceklerdi. Bu çok ilginç bir seçimdi.
  2. Dr.'un tripleri. İlk başta, bireysel anlamda insanlara inanılmaz boyutta bir nefret besleyen ve kötü davranan o kişi, HUMAN CENTİPEDE'sini oluşturduktan sonra hayvanına(!) inanılmaz bir sevgi beslemeye başladı. Gerçi daha sonra hayvanının aşırı derecede asi tavrından dolayı, onun da davranışları değişti ama olsun.
Hehehe...

Ne iğrenç filmdi ya. :D! Siz de izleyin. IMDb puanına bakmayın.